Lektüel Rotating Header Image

Taraf’ın sansürü

Hepsi birbirini taklit eden ve devletin pompaladığı ideolojiyi yeniden üretmekten başka bir işe yaramayan bir medya düşünün. Sonra bu medyaya her yönüyle farklı olacağını iddia eden bir gazetenin girdiğini düşünün.

Bu gazete; reklam verene bağlı olmamak için fiyatını ilk başlarda bir lira olarak belirlesin. Sonra tek tek bu ülkenin bütün tabularına dokunsun. Adının önüne Yüce Önder getirmeden ismi bile söylenmeyen adama yapılan eleştirileri dokuz sütun manşete taşısın.

Ordu ve derin devlet ile ilgili öyle haberler yapsın ki; devletin en koyu savunucularına bile “acaba?” dedirtsin.

Yetmesin; bize mutlu olmamız emredilen belirli gün ve haftaları bu gazete hiç takmasın. O günlerde normal bir ülkenin basını gibi davransın.

Bu gazeteyi desteklemez misiniz?

Sonuna kadar. Continue reading →

Kısa bir ara.

Bir takım teknik aksaklıklardan ötürü siteye bir kaç gün ulaşamadık. Veritabanıyla ilgili olduğunu sandığımız bir sorun nedeniyle de bütün sistemi baştan kurmak zorunda kaldık.

Eski yazılar, yorumlar ve resimlerin yedeği duruyor. Hepsi yeniden yüklenecek. Yani bir-iki gün içinde eski lektüel aynı haliyle tekrar yayında olacak.

Lektüel’e giremediği için intiharın eşiğine sürüklenen kimse olmadığına eminim ama yine de bir not olarak belirteyim dedim.

Merhaba dünya!

WordPress’e hoş geldiniz. Bu sizin ilk yazınız. Bu yazıyı düzenleyin ya da silin. Sonra blog dünyasına adım atın!

Siyasetin bir parçası olarak ölüm..

resim72260_2Bugün Türkiye, Türkan Saylan’ın ölüm haberiyle uyandı. Vakit gazetesi ölüm haberini verip altında “Türkan Saylan kimdir?” isimli ikinci bir haber daha yayımladı. Haberde Türkan Saylan’ın Atatürkçü, Türk düşmanı, Kürdistancı, dinsiz, Hristiyan olduğu söyleniyordu.

Bir insanın bunların hepsini aynı anda yapması mümkün değil tabii ki, ama Vakit’ten söz ediyorsak eğer her şey mümkün. Continue reading →

God: The Failed Hypothesis

stenger Fizik ve astronomi profesörü Victor J. Stenger’in yeni kitabı Tanrı’nın varlığı iddiasıyla ilgili başarılı bir bilimsel çalışma. Stenger, Tanrı’nın varlığı iddiasını “başarısız bir hipotez” olarak görüyor. Bu yazarın bir kitabı daha önce “Bilim Tanrı’yı buldu mu?” adıyla Türkçe’ye çevrilmişti.

Muhtemelen bu kitap Türkçe’yi hiç çevrilmeyecek. Tanrı Yanılgısı’nın, Allah’ın Kızlarının sudan sebeple başına getirilenleri düşünürsek hiçbir yayımcı bu işin altına girmeyecektir. Şeytan Ayetleri gibi bir kitabın çevirisi için bile ne büyük hengameler kopup sonunda neler olduğunu hepimiz iyi hatırlıyoruz.

Kitap Türkçe’ye çevrilmedi ama agnostik.net isimli sitede bu kitapla ilgili çok geniş bir özet yayımlandı. Agnostik.net ve Deizm.net “slogan Ateizmin”den kurtulup ciddi çalışmalar yapan iki site. Daha önce de Kur’anda var olduğu iddia edilen mucizelerle ilgili geniş bir çalışma yapmışlardı.

Buraya tıklayarak özeti okuyabilirsiniz.

.

Altıncı Lenin

lenin

12 Mart darbesi dönemleri. Demirel’in Dış İşleri Bakanı Çağlayangil; bu darbenin, kendilerine ABD tarafından verilen “to do list”‘e “bu dedikleriniz demokratik sistemde olmaz” diye itiraz ettikleri için yapıldığını söyler.

Darbeden sonra yapılanlar “to do list”tekilerin aynısıdır.

Darbe; 80 darbesi gibi yönetime el koyma şekliyle değil, yönetimi biçimlendirme şekliyle yapılmıştı. Partiler kapatılmadı, meclis dağıtılmadı. Süleyman Demirel istifa etti. Ordu ve hükümet, CHP Kocaeli milletvekili Nihat Erim üzerinde anlaşmıştır. Erim, CHP’den istifa ederek Continue reading →

Bir zihniyetin arka odasından notlar III : "Allah bizim belamızı verecektir!"

Tarih; 11 Aralık 1918.

Yer; Osmanlı Mebusan Meclisi.

Trabzon Mebusu Hafız Mehmet kürsüden “Allah bizim belamızı verecektir!” diyerek bağırmaktadır. Ermeni tehcirini araştırmak için kurulan Divan-ı Harb’ın önünde.

Hafız Mehmet; Karadeniz bölgesinde Ermeni sivillerin sandallara koyularak Karadeniz’e atıldıklarını anlatır. Bunu yapan Trabzon valisi Cemallettin Azmi Paşa’yı bir kaç kez Talat Paşa’ya şikayet etmesine rağmen sonuç alamadığını söyler.

Hafız Mehmet kürsüde şöyle konuşmaktaydı; Continue reading →

Ekşisözlük'te bazen güzel şeyler de çıkar

3195

Eskiden daha farklı bir yerdi Ekşisözlük. Çok aykırı bilgilerin, görüşlerin yer aldığı bir platformdu. Bugün o “gayri resmi tarih bilgileriyle” dolup taşan sözlük artık tarih bilimini hanedanın finoluğu olarak anladığı her halinden belli insanların yazılarıyla dolu. Eskiden en despotu bile “Stalinist” olan sitede bugün ülkücüler, Naziler, Kemalistler cirit atıyor. Eskiden PKK ile ilgili, Kürtlerle ilgili, Anadolu’nun bilinmeyen tarihi ile ilgili başlıkların olduğu Sözlük; bugün “kürtlerin istanbul’u işgali” gibi entryleri barındırıyor.

Ama güzel şeyler de yazılmıyor değil yine de, mesela bugün, Ferhan Şensoy başlığında “pelin kalp” isimli bir yazar şöyle yazmış:

kalas cephesinde yeni bir şey yok:
dün diyorlardı ki “ferhan şensoy söylemişse doğrudur, darbe istemiyoruz ama o söylediyse vardır bir bildiği, darbe olmadan nasıl aydınlığa çıkarız?”
komedinin burada kalmayacağı açıkça belliydi:
bugün diyorlar ki “bak işte ferhan şensoy öyle dememiş, darbeci değil o! siz de bu sanatçımızı eleştirdiğiniz için kalassınız!”

ulan senden ala kalas olabilir mi bu memlekette, bre düdük! kimin umrunda ulan ferhan şensoy, mozart mezarından kalkıp “darbe” dese ona da “siktir git lan!” derim ben. “adam büyük sanatçı, bak mezarından kalktı geldi, demek ki var bişey,” diyecek kadar dangalak değilim.

kendim başta olmak üzere tek tek her bireyin amına koyim, ister sanatçı olsun ister çöpçü olsun, 2010 yılına geldiğimizde hala darbeden medet umuyorsa.

allahın salakları.

İşte bu be!

Sarı karpuz

IMG_0201sarikarpuzak4
Çocukken kavuna biz sarı karpuz derdik. Fanta’ya “sarı kola” dediğimiz gibi. Sonra anneannemden öğrendiğime göre; eskiden bizim köyde “sarı karpuz” gerçekten üretirilmiş. Sonra tohumu bitmiş ve üretilmemiş.

Bugün baktım, gerçekten “sarı karpuz” diye bir şey var. Bizim bildiğimiz karpuzdan daha “şekerli” bir tadı var. Kabuğu bizim bildiğimiz karpuz ile birebir aynı, içe ise sarı. Çekirdeksiz.

Aslında akıllı bir girişimci bunu piyasaya sürse iyi bir gelir elde eder. Çikita muzların, çeri domateslerin yaptığı sükseyi o da yapabilir. Her neyse; afiyet olsun!

Soli Özel ile söyleşi

Soli Özel, Yahudi kökenli bir liberal demokrat. Kendisini Helsinki Yurttaşlar Derneği’nin düzenlediği bir toplantıda dinlemiştim. Uluslararası ilişkilere fazlasıyla hakim ve iyi bir hitab etme yeteneğine sahip bir aydın.

Bizim siteden, yani Kronik Muhalif’ten, daha önce Murat Belge ile de röportaj yapmış olan Bahar Topçu Soli Özel ile bir röportaj gerçekleştirmiş. Mülakat, İlker Başbuğ’un konuşması konulu.

Okumak için tıklayınız.