Archive for Ekim, 2009
"Arzumuz Hürriyetti, Ordumuz Hediye Etti"
Dönemin Başbakanı Adnan Menderes’in idamıyla sonuçlanan 27 Mayıs darbesi; askerlerin yaptığı bir darbe olmasının yanısıra kendi siyasi emellerini askeri darbeyle tevhid etmiş grupların da sahiplendiği bir olaydı. Bu gruplar; şaşırtıcı biçimde başlangıçta DP’yi destekleyen, hatta onun iktidara gelmesinde en önemli kolonlardan biri olan sanayicilerdi. DP iktidarı siyaset sahnesine tarım ve ticaret sermayedarlarının temsilcisi olarak [...]
İnançlara saygı (?) (Sevan Nişanyan)
Sevan Nişanyan – 27.10.2009 / Taraf “İnançlara saygıyı” ben savunmadım. Savunmam da. “İnsana saygıyı” savunurum, bakın o başka. Bunun doğal ve mantıkî uzantısı olarak, özgürlüğü savunurum. İnsanı öküz değil insan yerine koyuyorsan, istediği gibi olma ve istediğine inanma özgürlüğünü de savunacaksın. Hata yapma özgürlüğü de buna dahildir. Saçmalama özgürlüğü de dahildir. Benim yanlış diye bildiğim [...]
Aziz Nesin ve Kemal Tahir
Bir hafta evvel; Kemal Tahir’le ilgili internet üzerinden geniş bir kaynak hazırlamak düşüncesiyle Faruk Kartal ve bir kaç arkadaşı “Kemal Tahir” isminde bir blog kurdu. Türkiye’de halihazırda bir Kemal Tahir Vakfı var ama; genellikle maddi kaynaklı sıkıntılar nedeniyle Kemal Tahir’i anlatmak ve anlamak görevini tam anlamıyla yerine getiremiyor. Bu blog da; şimdilik küçük küçük attığı [...]
My address is Soviet Union (Adresim Sovyetler)
(Yandaki resme tıklayarak şarkıyı dinleyebilirsiniz. Eğer indirmek istiyorsanız, buraya tıklayınız) Şarkı 1978 yılından. Adından da anlaşılabileceği üzerine bir Sovyet propagandası. Şarkının orjinal ismi ise “Moj Adres Sovietsky Soyuz.” Şarkının klibinde Sovyet günlerinden görüntüler var. Şarkının sözlerinin İngilizcesi ise şöyle; The railcar wheels dictate Where we urgently meet My telephone numbers Are scattered throughout the cities [...]
Hatırla Sevgili (IV): Kenan Evren'in 12 Eylül günü yaptığı radyo-tv konuşması
12 Eylül gecesi darbe duyurulduktan ve sokağa çıkma yasağı ilan edildikten sonra saat 13′te Milli Güvenlik Konseyi ve Genelkurmay başkanı Kenan Evren radyo ve televizyonlarda yayımlanmak üzere bir konuşma yaptı. Konuşmasında; “anarşi, bölücülük ve terör” olarak adlandırdığı mücadelelerin son yıllarda ne kadar can aldığını anlatırken aynı zamanda parti liderlerinin tutuklanmaları ve can güvenliği ile ilgili [...]
Yüzyıl öncesinden iki gazete haberi: Küçük Ayyaş ve Yumurta Hırsızı
İlk haberimizin tarihi 17 Aralık 1907. Samatya Yalıboyu’nda yaşayan bir içki bağımlısı Onik Ağa’nın akşam evde kurduğu içki masasında çocuklarına şaka amaçlı içki içirmesinin neticesinde küçük kızının “mini mini bir ayyaş” olması üzerine. İşin acı yanı; babası yüzünden ayyaş olan küçük kız doktor raporuna göre “tesir-i küül” ile vefat etmiştir. İkinci haberimiz ise 21 Aralık [...]
Richard Dawkins'le yeni kitabı üzerine..
Newsweek Türkiye’nin 52. sayısında Richard Dawkins ile bir röportaj var. Derginin internet sitesinde de röportajı yayımlamış. – Newsweek: Sizi bu kitabı yazmaya sevk eden ne oldu? Dawkins: Kitapta evrime ilişkin kanıtlar var. Evrim, bütün bilimin en büyüleyici fikirlerden biri. Sizin, benim var oluşumuzu ve gördüğümüz hemen her şeyin varlığını açıklıyor evrim. Beni bu kitabı yazmaya [...]
Nazım Hikmet için kampanya (1950)
Nazım Hikmet, 1950 yılında hapisteyken açlık grevi başlatır. Nazım’ın annesi Celile Hanım ve arkadaşları onun için bir dayanışma kampanyası başlatır ve bir bülten hazırlarlar. Yukarıdaki bültende milletvekilleri adli bir hatayı temizlemek için göreve çağrılıyor.
Aydede dergisi
Aydede, Refik Halit Karay tarafından 1922 yılında çıkarılmış mizah dergisidir. Apolitiklik iddiasında olmasına rağmen Kemalistlere karşı padişah tarafını tuttuğu söylenir. Derginin sahibi olan Refik Halit Karay; II. Meşrutiyet’ten sonra başladığı gazetecilik hayatında bir çok kez sürgün edilmiştir. Hürriyet ve İtilaf Fırkası’na katılan Karay’ın adı yüzellilikler listesine de dahil edilmiş ve ülkeden sürgün edilmişti. Osmanlı döneminde [...]
Kropotkin, mahkemede anarşizmi nasıl anlattı?
Ömrünün büyük bölümü sürgünde; sürgünden döndükten sonrası ise Sovyet despotizmi altında geçen Peter Kropotkin’in aşağıdaki savunması, 1882 yılında bir suikast nedeniyle tutuklandığı mahkemede yaptığı konuşmadan alıntıdır. Kropotkin’in düşünceleri ve hayatı elbetteki çok uzun bir yazıyı hak ediyor. Ancak aşağıdaki konuşma bile; 8 Şubat 1921′de öldüğünde cenazesinde beş kilometrelik korteji oraya nasıl toplayabildiğinin ve bunun Sovyetlere [...]